Kira bedelinin elden ödendiğinin tanık delili ile ispatı mümkün müdür?

Kira bedelinin elden ödendiğinin tanık delili ile  ispatı  mümkün müdür?

Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacı kiraya verene, kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalı kiracıya aittir. Yıllık kira bedeli dikkate alınarak senetle ispat sınırının üzerinde kalan talepler bakımından senetle ispat kuralı geçerli olup bu durumda tanık delili ile ispat mümkün değildir. 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/5453 E, 2019/617 K

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı ile arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının kira bedelini ödemediğini ve 15/05/2015 tarihli tahliye taahhütnamesi verdiğini, 2015 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı kiralarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kira akdi bulunmadığını, ödeme emrinde aylık kira bedelinin belirtilmediğini, kira bedelini kabul etmediklerini, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra kiracıya usulüne uygun olarak ihtarda bulunması gerektiği halde böyle bir ihtarda bulunmadığını ve temerrüde düşürmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davacı tarafından kira sözleşmesi sunulmamış ise de ibraz edilen tahliye taahhütnamesinden davacının kiraya veren, davalının kiracı olduğunun anlaşıldığı, bu belgenin aksinin davalı tarafça iddia edilmediği, sadece tarihsiz olması nedeniyle kabul etmediklerini beyan ettikleri, kira bedelinin ödendiğine dair belge davalı tarafça sunulmadığından davacı tarafça ibraz edilen dekontundan davalı tarafça davacıya kira bedeli olarak 01/05/2015 te 590 TL ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava, itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından davalı aleyhine 2015 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları kira bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ve davalı tarafça kira sözleşmesine ve borca itiraz edilmiş, yargılama boyunca da kira ilişkisinin varlığı kabul edilmemiştir.

İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur. HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacı kiraya verene, kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalı kiracıya aittir. 6100 Sayılı HMK’nun 200. Maddesi ve yerleşik içtihatlar gereğince yıllık kira bedeli dikkate alınarak senetle ispat sınırının üzerinde kalan talepler bakımından senetle ispat kuralı geçerli olup bu durumda tanık delili ile ispat mümkün olmamakla birlikte HMK’nun 202. maddesi doğrultusunda delil başlangıcı yahut HMK’nun 203. maddesinde öngörülen senetle ispat kuralının istisnalarından birinin somut olayda bulunması halinde tanık dinlenebilir.


Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamakta ise de dosya içerisinde toplanan delillerden ve özellikle davalı tarafın imzasını taşıyan tahliye taahhütnamesinden davalının kiracı olduğu dosya kapsamında sabittir. Yukarıda da açıklandığı üzere kira ilişkisinin inkar edildiği hallerde kira sözleşmesinin varlığını ve kira bedelini ispat yükü davacı kiraya verendedir. Her ne kadar kira sözleşmesinin varlığı sabit ise de davacı tarafça takibe konu edilen ve iddia edilen kira bedeli davalı tarafça kabul edilmediğinden, davacı kiraya veren tarafından kira bedelinin de ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmakla tanık listesini mahkemeye sunmuştur. Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacının yemin dahil olmak üzere dayandığı tüm deliller toplanarak kira bedelini ispat etmesi durumunda ispat edilen kira bedeline itibar edilerek, aksi takdirde ise ispat yükü yerine getirilmediğinden davalı tarafça yapılan ödemeye ilişkin 01/05/2015 tarihli dekontta kira bedeli olarak ödendiği belirtilen 590 TL esas alınarak alacağın hesaplanması ve yapılan ödeme miktarı düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle deliller toplanmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Karar Yargıtay sitesinden alınmıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*